<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Tesla Model Y Forum | Kullanıcı Deneyimleri, Sorunlar, Menzil ve Aksesuarlar - Supercharger Deneyimleri]]></title>
		<link>https://www.gylzowc.com/</link>
		<description><![CDATA[Tesla Model Y Forum | Kullanıcı Deneyimleri, Sorunlar, Menzil ve Aksesuarlar - https://www.gylzowc.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:20:14 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Model Y ile %20’den %80’e Supercharger Şarj Testim]]></title>
			<link>https://www.gylzowc.com/konu-model-y-ile-20%E2%80%99den-80%E2%80%99e-supercharger-sarj-testim</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 12:15:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.gylzowc.com/member.php?action=profile&uid=6">onurEV</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.gylzowc.com/konu-model-y-ile-20%E2%80%99den-80%E2%80%99e-supercharger-sarj-testim</guid>
			<description><![CDATA[Geçen Salı sabahı, İstanbul’un yağmurlu havasında yola koyuldum. Rotam Ankara. Altımda Tesla Model Y Long Range var. Araba henüz üç aylık. Hani şu broşürlerde, web sitelerinde kocaman harflerle yazan "250 kW şarj hızı" ve "15 dakikada 270 km menzil" vaatleri var ya? İşte o gün kafamda tek bir soru vardı: Bu rakamlar gerçek hayatta, Türkiye şartlarında, hava 12 dereceyken ve rüzgar suratınıza çarparken ne kadar doğru?<br />
Açıkçası, "Range Anxiety" dedikleri o menzil endişesi bende pek yok sanıyordum. Ama batarya göstergesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%19</span>’a düşüp, o sırada otobanda bir kamyonu sollarken inceden bir "Acaba?" demedim değil. Navigasyon beni en yakın Supercharger’a yönlendirdiğinde, elimde kronometre, aklımda şüpheler, bu testi yapmaya karar verdim.<br />
Mühendis değilim, pil kimyasından falan da akademik düzeyde anlamam. Ama bir kullanıcı olarak şunu bilmek istiyorum: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tuvalete gidip bir kahve alana kadar bu araba doluyor mu, dolmuyor mu?</span><br />
İşte filtresiz, süslemesiz, benim gözümden o 20 dakikalık (spoiler vermiş olmayayım ama aşağı yukarı bu kadar) deneyim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hava Soğuk, Batarya Sıcak</span><br />
Şarj istasyonuna vardığımda hava 14 derece civarındaydı. Hafif bir rüzgar vardı, hani şu insana "ceket giymesem üşürüm" dedirten cinsten. Buradaki en kritik detay şu: Yola çıkmadan önce değil ama şarj noktasına yaklaşırken navigasyona Supercharger’ı hedef olarak girdim.<br />
Bunu neden söylüyorum? Çünkü Tesla’nın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Preconditioning" (Batarya Ön Isıtma)</span> özelliği devreye girsin diye.<br />
Eğer bunu yapmazsanız, o meşhur hızlı şarj hayal oluyor. Araba, "Ben şarja gidiyorum" diye kendini hazırlamazsa, istasyona vardığınızda batarya soğuk olduğu için enerjiyi ememiyor. Şansıma, navigasyon yaklaşık 40 dakika öncesinden bataryayı ısıtmaya başladı. Vardığımda arabanın altından hafif bir fan sesi geliyordu, batarya "Ben hazırım, gönder elektriği" diyordu resmen.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Temas: O Kablo Neden Bu Kadar Ağır?</span><br />
Arabadan indim. Supercharger istasyonları genelde şık duruyor ama V3 Supercharger kabloları... Nasıl desem, biraz hantal. Özellikle hava serinken kablo iyice sertleşiyor. Tek elle "tak-çıkar" yapmak, Instagram videolarındaki kadar havalı olmuyor. İki elimle kavrayıp şarj portuna oturttum.<br />
Tesla logosu maviden yeşile döndü. Ve o beklenen ses: "Klonk!" (Kontaktörlerin kapanma sesi, bu sesi seviyorum, işlerin yolunda gittiğini söylüyor).<br />
Hemen koştum, şoför koltuğuna oturdum. Ekranı izliyorum. Yarış başlasın.<br />
İlk 5 Dakika: Adrenalin Patlaması<br />
Şarjı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%20</span> seviyesinde başlattım.<br />
Taktığım an ibre fırladı. Gözlerim kilowatt (kW) sayacında.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">50 kW...</span><br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">120 kW...</span><br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">180 kW...</span><br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">238 kW!</span><br />
</li>
</ul>
Evet, 250 kW’ı göremedim ama 238 kW’ı gördüm. Muazzam bir hız. O anki hissiyatı şöyle tarif edeyim; sanki arabaya bahçe hortumuyla değil de itfaiye hortumuyla su basıyorlar. Yüzde sayacı saniyede bir değil, neredeyse göz kırpma hızında artıyor.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte o anki notlarım:</span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dakika 1:</span> Şarj %24'e fırladı bile.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dakika 3:</span> %35 civarındayız. Fan sesi yükseldi. Araba, bataryayı soğutmak için (evet, az önce ısıtıyorduk şimdi soğutuyoruz, şarj ısındırıyor çünkü) çaba sarf ediyor.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hız Durumu:</span> 238 kW'da çok duramadık. Yaklaşık 2 dakika sonra hız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">190 kW</span> seviyelerine geriledi.<br />
</li>
</ul>
Burada bir parantez açayım. YouTube'da izlediğim videolarda insanlar "Sürekli 250 ile şarj ediyor" sanıyor. Öyle bir dünya yok. O hız sadece batarya boşken ve sıcakken görülen bir zirve (Peak).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%50 Eşiği: Gerçeklerle Yüzleşme</span><br />
Kahve almaya gitmedim, inadına arabada oturdum. Ekranı izliyorum. Netflix falan açmadım, sadece o yeşil barın doluşunu ve kW değerinin düşüşünü seyrettim.<br />
Batarya <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%50</span>’ye geldiğinde kronometreye baktım: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece 11 dakika geçmişti.</span><br />
Bu gerçekten etkileyici. 11 dakikada %30’luk bir dolum (20'den 50'ye). Bu, uzun yolda size yaklaşık 120-130 km ekstra menzil demek. Yani aceleniz varsa, 10 dakika durup devam edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama sonra ne oldu?</span><br />
%50'yi geçer geçmez hız ibresi aşağı doğru kırılmaya başladı.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%55 Şarjda:</span> Hız 110 kW civarında.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%60 Şarjda:</span> Hız 85-90 kW arasına düştü.<br />
</li>
</ul>
Buradaki düşüşü şöyle düşünün; koşu bandında depar atıyorsunuz, ilk 10 dakika fişek gibisiniz ama sonra nefesiniz kesiliyor, temponuz düşüyor. Batarya da doldukça, elektronları içeri tıkıştırmak zorlaşıyor. Fizik kuralları devreye giriyor, yapacak bir şey yok.<br />
Bu arada yan taraftaki stalla (şarj ünitesine) bir Model 3 yanaştı. Adam indi, hiç ekrana bakmadan taktı kabloyu ve gitti. Muhtemelen alışmış. Ben ise elimde telefon, sanki NASA üssündeyim gibi veri kaydediyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kahve Molası ve Dönüş</span><br />
Tam %60 civarında, "Tamam," dedim, "Hız düştü, artık bir kahve alabilirim."<br />
Arabadan çıktım. İstasyonun yanındaki kahveciye yürüdüm. Sırada iki kişi vardı. Siparişi verdim, bekledim, kahveyi aldım. Toplamda 6-7 dakika sürmüştür sürmemiştir.<br />
Geri döndüğümde manzara şuydu:<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şarj:</span> %76<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hız:</span> 55 kW<br />
</li>
</ul>
Bakın burası çok önemli. Başlangıçtaki o 238 kW’lık canavardan eser yok. 55 kW, evet hala hızlı sayılır ama evdeki hızlı şarj (AC) hızının sadece 5 katı falan. O "süper" hissiyatı gidiyor.<br />
%80 Eşiği ve Final: Neden Daha Fazla Beklemedim?<br />
Hedefim %80’di. Çünkü elektrikli araç kullananlar bilir, %80’den sonra şarj hızı "kağnı" moduna geçer. Bataryayı korumak için sistem hızı bilerek düşürür.<br />
Tam <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%80</span> olduğunda şarjı durdurdum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sonuç Tablosu (Benim ölçümüm):</span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başlangıç:</span> %20<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bitiş:</span> %80<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçen Süre:</span> 19 Dakika 40 Saniye.<br />
</li>
</ul>
Kabaca 20 dakika.<br />
<br />
Bu süre içinde ne yaptım?<br />
<ol type="1" class="mycode_list"><li>Kabloyu taktım.<br />
</li>
<li>Sosyal medyaya şöyle bir göz attım.<br />
</li>
<li>Tuvalete gittim.<br />
</li>
<li>Kahvemi aldım.<br />
</li>
<li>Geri gelip kabloyu çıkardım.<br />
</li>
</ol>
<br />
Yani, "Arabayı şarj etmek için bekledim" diyemem. Ben kendi ihtiyaçlarımı giderirken araba da kendi ihtiyacını giderdi. Eş zamanlı bir operasyondu. Eğer arabada oturup sadece ekrana baksaydım o 20 dakika geçmek bilmezdi, sıkılırdım. Ama hayatın akışı içinde o süre kaybolup gitti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maliyet (Ne Kadar Yaktı?)</span><br />
Supercharger fiyatları malum, değişkenlik gösteriyor ve ev elektriğine göre pahalı.<br />
O günkü tarife üzerinden (Fiyatlar sürekli değiştiği için tam rakam vermek yanıltıcı olabilir ama oran verelim), evde doldursam ödeyeceğim paranın yaklaşık <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-4 katı</span> bir fatura çıktı.<br />
Dürüst olmak gerekirse, faturayı görünce içimden bir "Off" çektim. Benzinli bir araca göre hala avantajlı mı? Evet. Ama evden şarj etmenin o "bedavaya geziyorum" hissiyatı burada yok. Supercharger, konforun bedelini istiyor sizden. Hızlı olsun, sorunsuz olsun istiyorsanız, pamuk eller cebe.<br />
Benim için bu şarjın maliyeti, bir depo benzinin 4'te 1'i kadar bile değildi belki ama psikolojik olarak "elektrik ucuz olmalı" algısı olduğu için insana bir tık fazla geliyor. Yine de otoyoldaki diğer hızlı şarj istasyonlarıyla (ZES, Trugo vb.) kıyasladığımda, tak-çalıştır kolaylığı ve hız stabilitesi için bu farkı ödemeye değer buldum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Testten Çıkardığım Dersler (Ve Size Tavsiyeler)</span><br />
Bu 20 dakikalık deneyimden cebime kalanlar şunlar oldu:<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ön Isıtma Hayat Kurtarır:</span> Eğer navigasyona girmeseydim, o 238 kW hızları rüyamda görürdüm. Muhtemelen 70-80 kW ile başlayıp 40 dakika bekleyecektim. Kışın veya soğuk havalarda bu özellik opsiyonel değil, zorunluluk.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%100 Takıntısını Bırakın:</span> Yan staldaki Model 3 sahibi, ben giderken hala bekliyordu. Muhtemelen %100 yapmaya çalışıyordu. %80'den %100'e gitmek, %20'den %80'e gelmekle neredeyse aynı süreyi alıyor. Zamanınız değerliyse, %80'de (hatta yol yetiyorsa %60-70'te) fişi çekip yola koyulun.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kabloyla Savaş:</span> Şaka bir yana, kablolar ağır ve sert. Eğer bel fıtığınız falan varsa dikkatli olun, abartmıyorum. Kabloyu yerine asarken biraz güç kullanmak gerekiyor.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Stabilite:</span> Başka marka şarj istasyonlarında yaşadığım "bağlantı hatası", "uygulama açılmadı", "karekod okumadı" dertlerinin hiçbiri yoktu. Taktım, doldu, çektim. Bu konforun, ödediğim o ekstra TL'lerin içinde gizli olduğunu düşünüyorum.<br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uzun Yol Yapılır mı?</span><br />
Bu testi yapmamın asıl sebebi, "Model Y ile uzun yola çıkılır mı?" sorusuna cevap bulmaktı.<br />
Benim cevabım: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, ama...</span><br />
"Ama"sı şu; eski alışkanlıklarınızı bagaja kilitlemeniz lazım. "Marşa basarım, 5 saat durmadan giderim, 5 dakika benzin alır devam ederim" kafasındaysanız, bu araba (ve aslında hiçbir elektrikli araba) size göre değil. Sizi yorar, strese sokar.<br />
Fakat, "Zaten 2-3 saatte bir durup bacaklarımı açıyorum, bir kahve içiyorum" diyorsanız, Model Y sizin ritminize ayak uyduruyor. Hatta sizi biraz daha düzenli mola vermeye zorladığı için yolculuk daha az yorucu geçiyor diyebilirim. Bolu Tüneli çıkışında durup, o temiz (nispeten) havayı solurken arabanın dolduğunu bilmek garip bir huzur veriyor.<br />
Benim deneyimim bu şekildeydi. Rakamlar, grafikler bir yere kadar; asıl olay o kabloyu taktığınızda hissettiğiniz güven duygusu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Geçen Salı sabahı, İstanbul’un yağmurlu havasında yola koyuldum. Rotam Ankara. Altımda Tesla Model Y Long Range var. Araba henüz üç aylık. Hani şu broşürlerde, web sitelerinde kocaman harflerle yazan "250 kW şarj hızı" ve "15 dakikada 270 km menzil" vaatleri var ya? İşte o gün kafamda tek bir soru vardı: Bu rakamlar gerçek hayatta, Türkiye şartlarında, hava 12 dereceyken ve rüzgar suratınıza çarparken ne kadar doğru?<br />
Açıkçası, "Range Anxiety" dedikleri o menzil endişesi bende pek yok sanıyordum. Ama batarya göstergesi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%19</span>’a düşüp, o sırada otobanda bir kamyonu sollarken inceden bir "Acaba?" demedim değil. Navigasyon beni en yakın Supercharger’a yönlendirdiğinde, elimde kronometre, aklımda şüpheler, bu testi yapmaya karar verdim.<br />
Mühendis değilim, pil kimyasından falan da akademik düzeyde anlamam. Ama bir kullanıcı olarak şunu bilmek istiyorum: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tuvalete gidip bir kahve alana kadar bu araba doluyor mu, dolmuyor mu?</span><br />
İşte filtresiz, süslemesiz, benim gözümden o 20 dakikalık (spoiler vermiş olmayayım ama aşağı yukarı bu kadar) deneyim.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hava Soğuk, Batarya Sıcak</span><br />
Şarj istasyonuna vardığımda hava 14 derece civarındaydı. Hafif bir rüzgar vardı, hani şu insana "ceket giymesem üşürüm" dedirten cinsten. Buradaki en kritik detay şu: Yola çıkmadan önce değil ama şarj noktasına yaklaşırken navigasyona Supercharger’ı hedef olarak girdim.<br />
Bunu neden söylüyorum? Çünkü Tesla’nın <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Preconditioning" (Batarya Ön Isıtma)</span> özelliği devreye girsin diye.<br />
Eğer bunu yapmazsanız, o meşhur hızlı şarj hayal oluyor. Araba, "Ben şarja gidiyorum" diye kendini hazırlamazsa, istasyona vardığınızda batarya soğuk olduğu için enerjiyi ememiyor. Şansıma, navigasyon yaklaşık 40 dakika öncesinden bataryayı ısıtmaya başladı. Vardığımda arabanın altından hafif bir fan sesi geliyordu, batarya "Ben hazırım, gönder elektriği" diyordu resmen.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İlk Temas: O Kablo Neden Bu Kadar Ağır?</span><br />
Arabadan indim. Supercharger istasyonları genelde şık duruyor ama V3 Supercharger kabloları... Nasıl desem, biraz hantal. Özellikle hava serinken kablo iyice sertleşiyor. Tek elle "tak-çıkar" yapmak, Instagram videolarındaki kadar havalı olmuyor. İki elimle kavrayıp şarj portuna oturttum.<br />
Tesla logosu maviden yeşile döndü. Ve o beklenen ses: "Klonk!" (Kontaktörlerin kapanma sesi, bu sesi seviyorum, işlerin yolunda gittiğini söylüyor).<br />
Hemen koştum, şoför koltuğuna oturdum. Ekranı izliyorum. Yarış başlasın.<br />
İlk 5 Dakika: Adrenalin Patlaması<br />
Şarjı <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%20</span> seviyesinde başlattım.<br />
Taktığım an ibre fırladı. Gözlerim kilowatt (kW) sayacında.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">50 kW...</span><br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">120 kW...</span><br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">180 kW...</span><br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">238 kW!</span><br />
</li>
</ul>
Evet, 250 kW’ı göremedim ama 238 kW’ı gördüm. Muazzam bir hız. O anki hissiyatı şöyle tarif edeyim; sanki arabaya bahçe hortumuyla değil de itfaiye hortumuyla su basıyorlar. Yüzde sayacı saniyede bir değil, neredeyse göz kırpma hızında artıyor.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte o anki notlarım:</span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dakika 1:</span> Şarj %24'e fırladı bile.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dakika 3:</span> %35 civarındayız. Fan sesi yükseldi. Araba, bataryayı soğutmak için (evet, az önce ısıtıyorduk şimdi soğutuyoruz, şarj ısındırıyor çünkü) çaba sarf ediyor.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hız Durumu:</span> 238 kW'da çok duramadık. Yaklaşık 2 dakika sonra hız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">190 kW</span> seviyelerine geriledi.<br />
</li>
</ul>
Burada bir parantez açayım. YouTube'da izlediğim videolarda insanlar "Sürekli 250 ile şarj ediyor" sanıyor. Öyle bir dünya yok. O hız sadece batarya boşken ve sıcakken görülen bir zirve (Peak).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%50 Eşiği: Gerçeklerle Yüzleşme</span><br />
Kahve almaya gitmedim, inadına arabada oturdum. Ekranı izliyorum. Netflix falan açmadım, sadece o yeşil barın doluşunu ve kW değerinin düşüşünü seyrettim.<br />
Batarya <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%50</span>’ye geldiğinde kronometreye baktım: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece 11 dakika geçmişti.</span><br />
Bu gerçekten etkileyici. 11 dakikada %30’luk bir dolum (20'den 50'ye). Bu, uzun yolda size yaklaşık 120-130 km ekstra menzil demek. Yani aceleniz varsa, 10 dakika durup devam edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ama sonra ne oldu?</span><br />
%50'yi geçer geçmez hız ibresi aşağı doğru kırılmaya başladı.<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%55 Şarjda:</span> Hız 110 kW civarında.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%60 Şarjda:</span> Hız 85-90 kW arasına düştü.<br />
</li>
</ul>
Buradaki düşüşü şöyle düşünün; koşu bandında depar atıyorsunuz, ilk 10 dakika fişek gibisiniz ama sonra nefesiniz kesiliyor, temponuz düşüyor. Batarya da doldukça, elektronları içeri tıkıştırmak zorlaşıyor. Fizik kuralları devreye giriyor, yapacak bir şey yok.<br />
Bu arada yan taraftaki stalla (şarj ünitesine) bir Model 3 yanaştı. Adam indi, hiç ekrana bakmadan taktı kabloyu ve gitti. Muhtemelen alışmış. Ben ise elimde telefon, sanki NASA üssündeyim gibi veri kaydediyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kahve Molası ve Dönüş</span><br />
Tam %60 civarında, "Tamam," dedim, "Hız düştü, artık bir kahve alabilirim."<br />
Arabadan çıktım. İstasyonun yanındaki kahveciye yürüdüm. Sırada iki kişi vardı. Siparişi verdim, bekledim, kahveyi aldım. Toplamda 6-7 dakika sürmüştür sürmemiştir.<br />
Geri döndüğümde manzara şuydu:<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Şarj:</span> %76<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hız:</span> 55 kW<br />
</li>
</ul>
Bakın burası çok önemli. Başlangıçtaki o 238 kW’lık canavardan eser yok. 55 kW, evet hala hızlı sayılır ama evdeki hızlı şarj (AC) hızının sadece 5 katı falan. O "süper" hissiyatı gidiyor.<br />
%80 Eşiği ve Final: Neden Daha Fazla Beklemedim?<br />
Hedefim %80’di. Çünkü elektrikli araç kullananlar bilir, %80’den sonra şarj hızı "kağnı" moduna geçer. Bataryayı korumak için sistem hızı bilerek düşürür.<br />
Tam <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%80</span> olduğunda şarjı durdurdum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sonuç Tablosu (Benim ölçümüm):</span><ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başlangıç:</span> %20<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bitiş:</span> %80<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçen Süre:</span> 19 Dakika 40 Saniye.<br />
</li>
</ul>
Kabaca 20 dakika.<br />
<br />
Bu süre içinde ne yaptım?<br />
<ol type="1" class="mycode_list"><li>Kabloyu taktım.<br />
</li>
<li>Sosyal medyaya şöyle bir göz attım.<br />
</li>
<li>Tuvalete gittim.<br />
</li>
<li>Kahvemi aldım.<br />
</li>
<li>Geri gelip kabloyu çıkardım.<br />
</li>
</ol>
<br />
Yani, "Arabayı şarj etmek için bekledim" diyemem. Ben kendi ihtiyaçlarımı giderirken araba da kendi ihtiyacını giderdi. Eş zamanlı bir operasyondu. Eğer arabada oturup sadece ekrana baksaydım o 20 dakika geçmek bilmezdi, sıkılırdım. Ama hayatın akışı içinde o süre kaybolup gitti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maliyet (Ne Kadar Yaktı?)</span><br />
Supercharger fiyatları malum, değişkenlik gösteriyor ve ev elektriğine göre pahalı.<br />
O günkü tarife üzerinden (Fiyatlar sürekli değiştiği için tam rakam vermek yanıltıcı olabilir ama oran verelim), evde doldursam ödeyeceğim paranın yaklaşık <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3-4 katı</span> bir fatura çıktı.<br />
Dürüst olmak gerekirse, faturayı görünce içimden bir "Off" çektim. Benzinli bir araca göre hala avantajlı mı? Evet. Ama evden şarj etmenin o "bedavaya geziyorum" hissiyatı burada yok. Supercharger, konforun bedelini istiyor sizden. Hızlı olsun, sorunsuz olsun istiyorsanız, pamuk eller cebe.<br />
Benim için bu şarjın maliyeti, bir depo benzinin 4'te 1'i kadar bile değildi belki ama psikolojik olarak "elektrik ucuz olmalı" algısı olduğu için insana bir tık fazla geliyor. Yine de otoyoldaki diğer hızlı şarj istasyonlarıyla (ZES, Trugo vb.) kıyasladığımda, tak-çalıştır kolaylığı ve hız stabilitesi için bu farkı ödemeye değer buldum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Testten Çıkardığım Dersler (Ve Size Tavsiyeler)</span><br />
Bu 20 dakikalık deneyimden cebime kalanlar şunlar oldu:<ul class="mycode_list"><li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ön Isıtma Hayat Kurtarır:</span> Eğer navigasyona girmeseydim, o 238 kW hızları rüyamda görürdüm. Muhtemelen 70-80 kW ile başlayıp 40 dakika bekleyecektim. Kışın veya soğuk havalarda bu özellik opsiyonel değil, zorunluluk.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">%100 Takıntısını Bırakın:</span> Yan staldaki Model 3 sahibi, ben giderken hala bekliyordu. Muhtemelen %100 yapmaya çalışıyordu. %80'den %100'e gitmek, %20'den %80'e gelmekle neredeyse aynı süreyi alıyor. Zamanınız değerliyse, %80'de (hatta yol yetiyorsa %60-70'te) fişi çekip yola koyulun.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kabloyla Savaş:</span> Şaka bir yana, kablolar ağır ve sert. Eğer bel fıtığınız falan varsa dikkatli olun, abartmıyorum. Kabloyu yerine asarken biraz güç kullanmak gerekiyor.<br />
</li>
<li><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Stabilite:</span> Başka marka şarj istasyonlarında yaşadığım "bağlantı hatası", "uygulama açılmadı", "karekod okumadı" dertlerinin hiçbiri yoktu. Taktım, doldu, çektim. Bu konforun, ödediğim o ekstra TL'lerin içinde gizli olduğunu düşünüyorum.<br />
</li>
</ul>
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Uzun Yol Yapılır mı?</span><br />
Bu testi yapmamın asıl sebebi, "Model Y ile uzun yola çıkılır mı?" sorusuna cevap bulmaktı.<br />
Benim cevabım: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evet, ama...</span><br />
"Ama"sı şu; eski alışkanlıklarınızı bagaja kilitlemeniz lazım. "Marşa basarım, 5 saat durmadan giderim, 5 dakika benzin alır devam ederim" kafasındaysanız, bu araba (ve aslında hiçbir elektrikli araba) size göre değil. Sizi yorar, strese sokar.<br />
Fakat, "Zaten 2-3 saatte bir durup bacaklarımı açıyorum, bir kahve içiyorum" diyorsanız, Model Y sizin ritminize ayak uyduruyor. Hatta sizi biraz daha düzenli mola vermeye zorladığı için yolculuk daha az yorucu geçiyor diyebilirim. Bolu Tüneli çıkışında durup, o temiz (nispeten) havayı solurken arabanın dolduğunu bilmek garip bir huzur veriyor.<br />
Benim deneyimim bu şekildeydi. Rakamlar, grafikler bir yere kadar; asıl olay o kabloyu taktığınızda hissettiğiniz güven duygusu.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>