Tesla Model Y Forum | Kullanıcı Deneyimleri, Sorunlar, Menzil ve Aksesuarlar
Model Y günlük kullanım deneyimim - Baskı Önizleme

+- Tesla Model Y Forum | Kullanıcı Deneyimleri, Sorunlar, Menzil ve Aksesuarlar (https://www.gylzowc.com)
+-- Forum: Model Hakkında (https://www.gylzowc.com/kategori-model-hakkinda)
+--- Forum: Model Y Genel Yorumlar (https://www.gylzowc.com/kategori-model-y-genel-yorumlar)
+--- Konu Başlığı: Model Y günlük kullanım deneyimim (/konu-model-y-gunluk-kullanim-deneyimim)



Model Y günlük kullanım deneyimim - hakany - 03-07-2026

Sabah 08:15. Hava 12 derece. Telefon cebimde araca doğru yürüyorum. Kapı koluna bastırdığımda bazen sistem hemen uyanıyor, bazen bir saniye kadar telefonun Bluetooth sinyalini arıyor. Kapıyı açıp içeri oturduğumda ekran aydınlanıyor ve fren pedalına basmamla sürücü profili koltuğu ile direksiyonu daha önceden kaydettiğim konuma getiriyor. Fiziksel bir çalıştırma tuşu yok. Sadece sağ koldaki vites seçiciyi aşağı çekiyorum.
Sokağa çıkarken ilk fark edilen detay A sütunu kalınlığı. Sağa ve sola dönüşlerde yaya kaldırımlarını kontrol ederken bu kalınlık görüş açısını bir miktar kısıtlıyor. Başımı hafifçe öne eğerek çaprazı kontrol etmek durumunda kalıyorum. Araç sessiz. Mahalle aralarındaki kasislerden geçerken süspansiyon sistemi beklediğimden daha sert tepki veriyor. İçeriye tok bir vurma sesi alıyor, sarsıntıyı doğrudan koltukta hissediyorum.
TEM Otoyolu Trafiği ve Tek Pedal Dinamikleri
Saat 08:30 civarı. TEM otoyolu Ataşehir gişeleri mevkisi yoğunluk göstermeye başlıyor. Dur-kalk trafiğine giriyoruz. Tek pedal sürüşüne alışmak ilk günlerde sağ ayağı yoran bir süreçti. Ayağımı gazdan tamamen çektiğim anda araç belirgin bir şekilde fren yapıyor. Trafikteki takip mesafesini korumak için ayağımı pedaldan çekmek yerine, milimetrik olarak gazı azaltıp çoğaltmam gerekiyor. Bir süre sonra kas hafızası buna alışıyor. Fren pedalına basmadan otoyol trafiğinde ilerlemek sağ ayağın fren-gaz arası gidiş gelişlerini bitiriyor.
Hızım 90 km/s üzerine çıktığında yan camlar ve tavan bölgesinden ince bir rüzgar sesi gelmeye başlıyor. Çift cam uygulaması var ancak aerodinamik yapı rüzgarı tamamen dışarıda bırakamıyor. Yol sesi ise asfalta göre değişiyor. Kaymak asfaltta sadece bir uğultu varken, pürüzlü yüzeyde lastik yuvarlanma sesi kabin içine net şekilde doluyor. Ekrana gözüm kayıyor. Son 15 kilometrelik tüketim verisi 145 Wh/km seviyesinde. Kalorifer 21 derecede açık.
Karaköy Katlı Otoparkı ve Manevra Zorlukları
Öğleye doğru şehir merkezine iniyorum. Hedef Karaköy katlı otoparkı. Buranın rampaları ve dönüş açıları oldukça dar. Araç geniş. Fiziksel park sensörü yok. Bunun yerine Tesla Vision adı verilen kamera tabanlı bir ölçüm sistemi çalışıyor. Ekranda etrafımdaki duvarların mesafesi dalgalı çizgiler halinde santimetre cinsinden beliriyor.
Dar açılı dönüşlerde kameralar bazen 30 cm gösterirken sistem kırmızı uyarısı verip "Dur" diyor. Duvara ne kadar yaklaştığımı anlamak için ekrandaki görselleştirme ile kendi göz tahminim arasında sürekli bir git gel yaşıyorum. Direksiyonun tam tur dönüş açısı geniş manevralar gerektiriyor. Otopark zeminindeki yivli betonda dönerken lastiklerden gelen tiz sesler eşliğinde aracı iki hamlede park yerine sokuyorum. Sol tarafta bir direk var, kapıyı açarken kapı eşiği mesafesini daraltıyor. İndim. Kapıyı ittim ve yürüyerek uzaklaştım. Araç kısa bir korna sesiyle kendini kilitledi.
Ekran Kontrolleri ve Güneş Yansıması
Saat 13:45. Araca geri döndüm. Güneş tam tepede. İçeri oturduğumda geniş ön konsol yüzeyinden doğrudan yüze vuran yoğun bir sıcaklık ve yansıma var. Cam tavan filmi olmamasına rağmen başımın üstünden gelen ısıyı kesmekte fena değil ancak ön camdan giren güneş ekranın parlaklığını zorluyor.
Klimayı kısmak istiyorum. Ekranda sağ alt köşeden parmağımı kaydırıp fan hızını düşürmem gerekiyor. Gözümü yoldan ayırıyorum. Güneş yansıması varken siyah tema üzerindeki o küçük gri çubuğu bulmak saniyelik de olsa odağımı dağıtıyor. Fiziksel bir tuşun, bir tekerleğin eksikliği tam olarak bu anlarda hissediliyor. Silecekler otomatik ayarda. Cama birkaç damla su düştüğünde silecekler hemen çalışmadı. Ekranda sol alt kısımdan silecek menüsünü açıp hızı manuel olarak 2. kademeye getirdim. Bir süre sonra yağmur durdu, yine menüye girip kapatmam gerekti.
Asıl kargaşa, karanlık çöküp ekrandan haritaya ve klimaya basmam gerektiğinde başlıyordu o dar yolda. Her şey parmak ucu terinin bıraktığı izlerle dolu o cam yüzeyin içinde gizli.
ZES İstasyonu ve Şarj Bekleyişi
Batarya seviyem yüzde 24. Ataşehir ZES istasyonu rotamın üzerinde. Otoparka girip boş bir soket buluyorum. Aracı geri geri yanaştırıyorum. Şarj kapağı, şarj tabancasındaki küçük düğmeye basılı tutunca açılıyor. CCS kablosu oldukça kalın. Soğuk havada kabloyu büküp sokete oturtmak iki el gerektiriyor. Fişi taktıktan sonra ekranda mavi ışık yanıp sönüyor ve cihazla iletişim kurulduğunda yeşile dönüyor.
İstasyon paneli 120 kW destekliyor. Ekrandaki şarj hızı önce 105 kW seviyelerine çıkıyor. Yaklaşık on dakika sonra hız 75 kW bandına iniyor. Araç şarj olurken dışarıdan belirgin bir kompresör sesi geliyor. Bataryayı soğutmak için çalışan sistemin sesi bu. İçeride oturuyorum. Ekranda Netflix açıp beklemeye başlıyorum. Yaklaşık 35 dakika sonra batarya yüzde 80 seviyesine ulaşıyor. 56 kWh enerji alımı gerçekleşti. Kabloyu çıkarıp yerine asıyorum. İstasyonun bulunduğu bölgeden ayrılırken şarjın maliyetine telefondaki uygulamadan bakıyorum. Saat hesabı değil, çekilen kW üzerinden net bir tutar düşmüş karttan.
Akşam Pazarı ve Bagaj Sesleri
Dönüş yolunda bir markete uğruyorum. Alışveriş arabasıyla aracın arkasına geldim. Telefondan elektrikli bagaj tuşuna basıyorum. Bagaj kapağı geniş bir açıyla açılıyor. İçerisi derin. Alttaki bagaj havuzu oldukça kullanışlı, eşyaları doğrudan oraya koyuyorum ki virajlarda sağa sola savrulmasınlar.
Yola çıktığımda bozuk zeminlerde arkadan hafif bir tıkırtı duyuyorum. Tespiti basit. Bagaj perdesi yuvaya tam otursa da sert sarsıntılarda plastik tırnaklar ses yapıyor. Perdeyi çekip açık bıraktığımda ses kesiliyor. Sağ arka kapı paneline doğru gelen ince bir şıkırtı daha var gibiydi bugün. Neyse onu tam olarak son günlere anlarım, kapıyı kapattım içeri gittim.
Gece Görüşü ve Farlar
Hava karardı. Matrix farlar devreye girdi. Farların aydınlatma mesafesi ve genişliği son derece yeterli. Otomatik uzun far asistanı açık. Karşıdan araç geldiğinde sadece o aracın olduğu bölgeyi karartıp diğer alanları aydınlatmaya devam ediyor. Bazen yansıtıcı tabelaları araç zannedip gereksiz yere o bölgeyi kararttığı da oluyor. Ekran gece moduna geçip siyah bir arka plana bürünüyor. Gözü daha az yoruyor ama hala sağ tarafımda büyük, ışık yayan bir dikdörtgen duruyor. Hızımı kontrol etmek için sürekli sağa bakma refleksi yerleşti iyice.
Günlük Enerji Tüketim Kaydı
Günün sonunda ekrandaki verileri not alıyorum. Rakamlar sürüş dinamiklerine göre değişken.
  • 08:30 - Sabah Sürüşü: 13 derece dış sıcaklık, 22 km mesafe. Tüketim: 145 Wh/km
  • 13:45 - Öğle Sürüşü: 19 derece dış sıcaklık, klima açık. 15 km mesafe. Tüketim: 152 Wh/km
  • 17:00 - Şarj Sonrası: 16 derece dış sıcaklık, 10 km mesafe. Tüketim: 138 Wh/km
  • 20:15 - Gece Dönüşü: 11 derece dış sıcaklık, matrix farlar aktif. 18 km mesafe. Tüketim: 142 Wh/km
Otoparka giriyorum. Aracı kendi park yerime yanaştırdım. Vitesi P konumuna aldım. Ekranda kapıların açık olduğunu gösteren bir grafik var. İndim, kapıyı kapattım. Araç kilitlendi, aynalar katlandı.