Dün, 03:07 PM
- Araç Modeli: Tesla Model Y Long Range (Çift Motorlu)
- Teslimat Tarihi: 15 gün önce
- Önceki Araç: 2021 Model 2.0 Litre Dizel Motorlu D-SUV
- Kullanım Bölgesi: İstanbul içi ağırlıklı, kısa mesafe otoyol sürüşleri
Koltuğa İlk Oturuş ve İç Mekan Dinamikleri
Aracın kapısını telefonumdaki uygulama üzerinden açıp sürücü koltuğuna oturduğum ilk an, alıştığım otomobil tasarımlarından tamamen farklı bir yapı ile karşılaştım. Direksiyonun arkasında geleneksel bir gösterge panelinin bulunmaması ve tüm kontrollerin ortadaki 15 inçlik dokunmatik ekrana entegre edilmesi, ilk beş dakika boyunca bir alışma süreci gerektirdi. Yan aynaların ayarlanması, direksiyon derinliğinin değiştirilmesi veya sileceklerin hızının kontrol edilmesi gibi fiziksel tuşlarla yapılan tüm işlemlerin ekran ve direksiyon üzerindeki iki adet tekerlek (scroll) aracılığıyla yapılması gerekiyor.
Koltukların yanal destekleri ve minder uzunlukları, önceki geleneksel D-SUV aracıma kıyasla daha geniş bir oturma alanı sunuyor. Vegan deri olarak adlandırılan malzemenin dokusu pürüzsüz. Sürüş pozisyonu oldukça yüksek ayarlanabiliyor; bu da kaputun uç noktalarını görmenizi ve yola hakim olmanızı sağlıyor. Tavanın tamamen cam olması, baş mesafesi konusunda arka koltukta oturan yolcular için ekstra bir hacim yaratıyor.
TEM Otoyolunda İlk Sürüş ve İvmelenme Karakteristiği
Teslimat noktasından ayrılıp TEM otoyoluna bağlandığımda ilk test ettiğim unsur gaz pedalının tepkisi oldu. İçten yanmalı motorlarda gaz pedalına bastığınızda şanzımanın vites küçültmesi ve turbonun basınç oluşturması için geçen bir gecikme süresi vardır. Model Y’nin çift motorlu yapısında bu gecikme tamamen ortadan kalkmış durumda. Gişelerden çıkış yapıp otoyol hızlarına ulaşmak istediğimde, pedala uyguladığım basınca eş zamanlı olarak araç ağırlığını hissettirmeden hızlanıyor. Bu durum, özellikle otoyolda şerit değiştirme veya yavaş giden bir aracı geçme durumlarında sürücüye ciddi bir manevra alanı ve zaman kazandırıyor.
Elektrik motorunun sessizliği, düşük hızlarda kabin içinde belirgin bir dinginlik yaratıyor. 50-60 km/s hızlara kadar dışarıdaki trafik gürültüsü dışında motor bloğundan gelen herhangi bir mekanik titreşim veya ses bulunmuyor. Bu durum, uzun süreli şehir içi yoğun trafik sürüşlerinde fiziksel yorgunluğu doğrudan azaltan bir etken.
? Beklentimi Aşan ve En Sevdiğim Özellikler
Aracı günlük rutinimde kullanırken işimi kolaylaştıran ve bir önceki aracıma göre belirgin avantaj sağlayan özellikleri şu şekilde sıralayabilirim:
- Tek Pedallı Sürüş (Rejeneratif Frenleme): Şehir içindeki dur-kalk trafikte fren pedalına basma ihtiyacımı %90 oranında ortadan kaldırdı. Ayağımı gaz pedalından çektiğim an, elektrik motorları aracı yavaşlatırken aynı zamanda bataryaya enerji geri kazanımı (regen) sağlıyor. E-5 trafiğinde sadece sağ ayağımın baskısını ayarlayarak aracı tamamen durdurabiliyor ve tekrar hareket ettirebiliyorum. Bu sistem, sağ bacak kaslarındaki gerilimi net bir şekilde düşürüyor.
- Fiziksel Bagaj Hacmi Yönetimi: Elektrikli araç platformunun getirdiği en büyük avantaj, içten yanmalı bir motor bloğunun olmaması. Arka bagaj hacmi oldukça derin ve geniş. Önceki aracımda arka bagajı tamamen dolduran bebek arabası, puset ve taşıma çantalarını sadece arka bölüme yerleştirmeme rağmen üst kısımda boşluk kaldı. Aracın ön kaputunun altında bulunan "Frunk" (ön bagaj) ise şarj kablolarını, temizlik malzemelerini ve spor çantamı koymak için izole bir alan sunuyor. Bu sayede arka bagajın zeminini her zaman temiz ve kullanıma hazır tutabiliyorum.
- Mobil Uygulama ve İklimlendirme Entegrasyonu: Tesla mobil uygulaması aracın donanımıyla gecikmesiz çalışıyor. Sabah evden çıkmadan 10 dakika önce uygulamaya girerek kabin içi sıcaklığı 22 dereceye ayarlıyorum ve koltuk ısıtmalarını aktif hale getiriyorum. Araca bindiğimde ideal sıcaklığa ulaşılmış oluyor. Ayrıca akıllı telefonun Bluetooth üzerinden dijital anahtar görevi görmesi, fiziksel bir anahtar taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Araca yaklaştığımda kapılar otomatik açılıyor, uzaklaştığımda ise kilitlenip aynalar katlanıyor.
- Supercharger Şarj Ağının Pratikliği: Şarj konusu, elektrikli araca geçmeden önce aklımdaki en büyük soru işaretiydi. Akasya AVM otoparkındaki Supercharger istasyonunda edindiğim deneyim bu durumu değiştirdi. Herhangi bir RFID kart okutma, mobil uygulama üzerinden başlatma veya QR kod taratma işlemine gerek kalmadı. Şarj tabancasını aracın portuna taktığım an iletişim kuruldu ve şarj işlemi otomatik başladı. Batarya %20 seviyesinden %80 seviyesine ulaşırken ben sadece bir kahve içme süresi kadar bekledim. İstasyonların araç ekranındaki navigasyon ile entegre çalışması, uzun yolda nerede ne kadar duracağınızı şarj yüzdeleriyle birlikte size önceden gösteriyor.
Tarafsız bir değerlendirme yapabilmek adına, kullanım süresince karşılaştığım ve ergonomik veya konfor anlamında eksik bulduğum noktalar şunlar:
- Süspansiyon Sisteminin Sert Karakteristiği: Araç oldukça ağır bir batarya paketini tabanında taşıyor. Bu ağırlığı kontrol altında tutmak ve virajlarda gövde salınımını engellemek için süspansiyonlar sert ayarlanmış. İstanbul'daki bozuk yollarda, rögar kapaklarının üzerinden geçerken veya asfalt yamalarına denk geldiğimde yoldaki darbeleri kabin içinde net bir şekilde hissediyorum. Eski D-SUV aracımın yumuşak süspansiyon sisteminin sönümlediği titreşimler, Model Y'de arka koltukta oturanlar için sert bir "küt" sesi ve fiziksel sarsıntı olarak geri dönüyor. Konfor odaklı bir sürüş bekleyenler için bu durum yorucu olabiliyor.
- Yüksek Hızlarda Rüzgar ve Lastik Sesi: Düşük hızlardaki o inanılmaz sessizlik, otoyol hızlarına (110-120 km/s ve üzeri) çıkıldığında yerini rüzgar sesine bırakıyor. Elektrik motorunun sesi olmadığı için yalıtım eksiklikleri daha fazla ön plana çıkıyor. Yan aynaların etrafından ve cam fitillerinden gelen rüzgar uğultusu ile 19 inçlik jantların tekerlek yuvalarına ilettiği yol sesi, premium segment bir içten yanmalı aracın yalıtım seviyesinin bir miktar gerisinde kalıyor.
- Dönüş Çapının Genişliği: Aracın aks mesafesi oldukça uzun. Şehir içindeki dar sokak dönüşlerinde veya standart otopark alanlarına manevra yaparken tek hamlede dönüşleri tamamlamak çoğu zaman mümkün olmuyor. Direksiyonu tam tur çevirdiğinizde tekerleklerin dönme açısı, alışık olduğum SUV modellere kıyasla daha dar; bu da dar alanlarda aracı park ederken sürekli ileri-geri manevra yapmayı gerektiriyor.
- Kamera Tabanlı Park Asistanının Tepkileri: Araçta ultrasonik park sensörleri bulunmuyor; mesafe ölçümleri tamamen kameralar üzerinden yapılıyor. Önünüzdeki veya arkanızdaki duvara yaklaşırken ekranda beliren mesafe çizgileri bazen dalgalanıyor. Kameranın algılayamadığı kör noktalarda, santimetre cinsinden verilen uyarılar anlık olarak değişebiliyor. Fiziksel ultrasonik sensörlerin verdiği net ve kesintisiz bip sesinin güvenilirliğini bu kamera tabanlı sistemde tam olarak bulamadım.
İstanbul trafiğindeki günlük güzergahımda enerji tüketimini düzenli olarak takip ettim. Şehir içindeki dur-kalk trafiğin yoğun olduğu, maksimum hızın 50-60 km/s civarında kaldığı günlerde, tek pedallı sürüşün (regen) etkisiyle tüketim ortalamam 14.5 ile 15.5 kWh / 100 km seviyelerinde gerçekleşti.
Hafta sonu otoyolu kullanarak yaptığım nispeten yüksek hızlı sürüşlerde ise (klima sürekli 21 derecede çalışır konumda) bu tüketim 18.5 - 19.5 kWh / 100 km bandına yükseldi. Aracı ev tipi prizden şarj etmek yerine, iş yerimin otoparkında bulunan 11 kW gücündeki AC Wallbox (duvar tipi şarj ünitesi) cihazını kullanıyorum. Sabah mesaiye başladığımda kabloyu takıyorum ve yaklaşık 6 saatlik bir sürede günlük kullandığım enerjinin tamamını bataryaya geri yüklemiş oluyorum. Bu rutine alıştıktan sonra benzin istasyonuna gitmek için özel bir zaman ayırma zorunluluğunun ortadan kalkması, zaman yönetimi açısından ciddi bir kolaylık sağladı.
Aşağıdaki ilk bagaj fotoğrafımda da görebileceğiniz gibi, aracın arka koltuklarını yatırmadan dahi hacimli eşyaları sığdırmak fazlasıyla pratik bir işlem. Önümüzdeki ay ailemle birlikte İstanbul'dan Ankara'ya otoyol üzerinden uzun bir seyahat planlıyorum.
Sizce bu güzergahta Otopilot sistemini sürekli aktif olarak kullanmam, aracın kendi kendine yapacağı ivmelenmeler ve frenlemeler sebebiyle batarya menzilimi manuel sürüşüme kıyasla daha hızlı tüketir mi?