10 saat önce
(Son Düzenleme: 9 saat önce, Düzenleyen: Selim Aktaş.)
Arka koltukta "Ne zaman varacağız?" diyen iki çocuk. Navigasyon ekranında giderek azalan batarya yüzdesi. Ve önünüzde uzanan o koca otoban. Açıkçası Tesla Model Y'yi ilk teslim aldığımda kafamdaki en büyük korku buydu. Nerede şarj edeceğim?
İşin aslı, elektrikli araç kullanmak doğru planlamayla pürüzsüz bir deneyim. Ama o planlamayı yapmazsanız, bayram trafiğinde bir şarj istasyonunun önünde sıranın size gelmesi için saatlerinizi harcarsınız. Zaman hepimiz için paradan daha değerli. Ailenizle yola çıktığınızda, arka koltuktaki çocukların sorularıyla boğuşmamak için o doğru istasyonu seçmek zorundasınız.
İlk uzun yol deneyimimde acemiliğin dibine vurdum. Arabayı öylesine bir dinlenme tesisine çektim. Gittim. Taktım. Çalışmadı.
Cihazın üzerindeki karekodu okutmaya çalıştım, uygulama çöktü. Sonra başka bir istasyon buldum derken 50 kW'lık bir cihaza mahkum oldum. Yarım saatte dolmasını beklerken ekranda gördüğüm o yavaşlık şok ediciydi. Sonra anladım ki navigasyondan istasyonu seçmezsem araç kendini hızlı şarja hazırlamıyormuş. Şarj istasyonunda 40 dakika fazladan bekleyenlerin yaptığı en büyük hata da tam olarak bu aslında.
Model Y İçin Otobandaki En Güvenilir Şarj Ağları
Katalog verilerine bakarsanız her şey mükemmel. Model Y, 250 kW şarj hızını desteklese de Türkiye'deki çoğu istasyon 120 kW ile sınırlı. Yani o süslü reklamlardaki 15 dakikalık şarj süreleri, bağlamından kopuk birer pazarlama efsanesi.
Bizim derdimiz prizin rengi veya kablonun kalınlığı değil. Cihazın karekodunu okuttuğumuzda hata verip vermediği umrumuzda. Kafanızdaki o meşhur Tesla Model Y en hızlı şarj istasyonu tavsiyeniz nedir sorusunun cevabı, yola ve duruma göre değişiyor. Ama temelde çok basit bir formülü var.
Model Y için en sevdiğim üçlü şöyle: Uzun yolda tartışmasız Tesla Supercharger'ı arıyorum, eğer rotamda yoksa Eşarj'ın 120kW ve üzeri cihazlarına yöneliyorum, şehir içinde ise AVM otoparklarındaki ZES'ler işimi fazlasıyla çözüyor. Ha bir de Bolu Dağı'ndaki Trugo istasyonları var ki, o soğukta bile canavar gibi çalışıyorlar.
Tesla Supercharger ağının en güzel yanı tak-çalıştır (plug and charge) olması. İndim, kabloyu aldım, araca taktım. Ne uygulama açma derdi var ne de kredi kartı bakiyesi düşünme stresi. Susurluk'taki Supercharger noktası İzmir yolculuklarının adeta kurtarıcısı. Fakat pazar akşamüstü dönüşlerinde inanılmaz bir yoğunluk oluyor. O yüzden alternatifleri bilmek hayat kurtarır.
Alternatifler Hayat Kurtarır: Yüksek Hızlı DC Ağları
Supercharger doluysa veya rotanızın tersinde kalıyorsa, diğer güçlü ağlara yönelmek zorundasınız. Otobanda AC şarj cihazları arabanızı sabaha kadar ancak doldururken, yol üstünde bulmanız gereken DC hızlı şarj istasyonları kahvenizi bitirmeden yola çıkmanızı sağlar.
Bana sorarsanız, Trugo ve Eşarj otobandaki en sağlam alternatifler. Özellikle 180 kW ve üzeri etiket gördüğüm Trugo istasyonlarına gözü kapalı giriyorum. Model Y'nin Avrupa ve Türkiye standartlarında sunduğu CCS tip 2 soket sayesinde herhangi bir adaptör arama derdiniz de yok. Doğrudan fişi takıp şarjı başlatıyorsunuz.
Uygulamaların yorum kısımları sizin en iyi istihbarat kaynağınız. İstasyon seçerken uygulamanın haritasında yeşil (boş) görünen bir cihazın yanına gidip ekranının kırık olduğunu görmek istemiyorsanız, yola çıkmadan önce o istasyona yapılan son yorumlara bir göz atın. Çalışmayan cihaza kötü deriz. Dürüstlük her şeydir.
Tesla'nın Şarj Hızını Etkileyen O Küçük Detay
Gelelim en can sıkıcı kısma. Diyelim ki 300 kW gücünde, muazzam bir istasyon buldunuz. Arabayı çektiniz ve fişi taktınız. Ekranda 80 kW hız görüyorsunuz. Neden? Çünkü batarya kondisyonu buna hazır değil.
Tesla'nın şarja gitmeden önce bataryayı ısıtıp şarja hazırlaması gerekiyor. Siz arabanın kendi Tesla navigasyonu üzerinden o şarj istasyonunu hedef olarak seçmezseniz, araç şarja gittiğinizi bilmez. Bilmediği için de bataryayı optimum ısıya getirmez.
Soğuk bir bataryaya yüksek akım basılamaz. Arabanız kendini korumaya alır ve şarj hızını bilerek düşük tutar. O yüzden, gideceğiniz istasyon Supercharger olmasa bile, navigasyondan orayı şarj noktası olarak işaretleyin. Ekranda "Şarj için batarya ön ısıtması yapılıyor" yazısını gördüğünüzde, istasyona vardığınızda o yüksek hızları gerçekten alacağınızı bilirsiniz. Aslında o kadar da zor değil bu iş.
Yüzde 80 Kuralı: Şarj Beklerken Yapılan En Büyük Hata
İşte diğer sitelerde bulamayacağınız o altın kural. Şarj hızı sabit değildir, batarya doldukça yavaşlar. Bataryanız yüzde 10'dan yüzde 50'ye çıkarken o muazzam 250 kW veya 180 kW hızları görürsünüz. Ama yüzde 80'e ulaştığında Model Y şarj hızını bilerek düşürür.
Batarya şarjını, tıka basa dolu bir valizi kapatmaya çalışmak gibi düşünün. İlk yüzde 80'i çok hızlı doldurursunuz ama son yüzde 20'yi sığdırmak için üstüne oturup fermuarı zorlamanız gerekir. İşte bataryanın son yüzde 20'de yavaşlamasının sebebi tam olarak budur.
Yüzde 100'ü beklemek yerine yüzde 80'de fişi çekip yola devam etmek sana 30 dakika kazandırır. Uzun yolda menzil tahmini yaparken her zaman istasyonlar arası sıçramaları %20 ile %80 aralığında tutmaya çalışın. Bu aralıkta şarj olmak, %20'den %80'e ortalama 25-30 dakika sürer. Kalan o son yüzde 20'lik dilim için bir o kadar daha beklersiniz. Vaktinize yazık. Çekin fişi gidin.
Peki Ya Şarj Kablosu Kilitlenirse Ne Yapacaksınız?
Yolculuk her zaman kusursuz geçmiyor. Bazen fişi çekip gitmek istersiniz ama araba kabloyu bırakmaz. DC hızlı şarj cihazlarındaki o kalın kablolar bazen sokette kilitli kalabiliyor.
Paniklemeyin. Arabanın ekranından kilidi açmayı denediniz, olmadı. Telefon uygulamasından denediniz, o da işe yaramadı. Bagajın sol iç kısmındaki o küçük manuel serbest bırakma ipini hafifçe çekmek hayat kurtarır. İnanın bana, yağmurun altında o kabloyla boğuşurken bunu bilmek isteyeceksiniz. Kendi aracımda bu yöntemi uyguladığımda hem cihazın hem de soketin zarar görmeden güvenle ayrıldığını tecrübe ettim.
Uygulamaların çökmesi de ayrı bir dert. Dağ başında, internetin zor çektiği bir noktada şarj uygulamasını indirip kredi kartı tanımlamaya çalışmak tam bir kabus. Yola çıkmadan bir gece önce, evinizin o rahat kanepesinde otururken Trugo, ZES ve Eşarj uygulamalarını indirin. Kartlarınızı tanımlayın. Hatta ufak bir bakiye yükleyin. İstasyona vardığınızda tek yapmanız gereken karekodu okutmak olsun.
Doğru İstasyonu Seçmek Neden Bu Kadar Kritik?
Zaman en değerli kaynaktır. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Ankara'dan İstanbul'a dönerken sırf "Burada da şarj ederim" diyerek girdiğim bir tesiste çalışmayan iki cihaz yüzünden tüm yolculuk planım altüst olmuştu.
Eğer navigasyondaki menzil tahmini sizi %5 batarya ile bir sonraki istasyona ulaştırıyorsa ve o istasyonda sadece iki adet şarj ünitesi varsa, bu büyük bir risktir. O ünitelerden biri bozuk, diğeri de dolu olabilir. Kendinize her zaman bir güvenlik payı bırakın. %15-20 bandında bir istasyona girmek, olası bir aksilikte size bir sonraki istasyona kadar yetecek enerjiyi sağlar.
Bu aracı kullanmanın psikolojisi, benzinli bir araca benzemez. Benzinlikte pompa bozuksa yanındakine geçersiniz. Şarj istasyonunda cihaz bozuksa veya içten yanmalı bir araç gelip şarj alanını işgal etmişse, seçenekleriniz sınırlıdır. O yüzden otobandaki güçlü ve çok üniteli şarj ağlarına odaklanın.
Peki Uzun Yolculuklar
Kafamdaki o mükemmel rotayı oluştururken, aracın menzilini zorlamaktan ziyade kendi yorgunluğumu baz alıyorum. 2.5 - 3 saatlik bir sürüşün ardından zaten bir kahve molasına ihtiyaç duyuyorsunuz.
Siz lavaboya gidip, kahvenizi alıp dönene kadar o %20'den %80'e ortalama 25-30 dakika kuralı zaten işlemiş oluyor. Arabanın yanına geldiğinizde batarya %80'i geçmiş, araç sizi bekliyor oluyor. Şarj anksiyetesi dediğimiz şey, sistemi tanımamaktan kaynaklanan bir korku. Sistemi, yani aracın batarya yönetimini ve istasyonların gerçek kapasitelerini anladığınızda, elektrikli araçla uzun yol yapmak benzinli araçtan çok daha keyifli ve konforlu bir hale geliyor.
Supercharger'ın konforunu bir kez tattıktan sonra diğer istasyonlar hep biraz zahmetli gelir. Ama gerçekçi olalım. Türkiye'nin her köşesinde henüz Supercharger yok. Bu yüzden o uygulamalar telefonunuzda duracak. Bu yüzden ön ısıtma yapmayı refleks haline getireceksiniz.
Tesla Model Y en hızlı şarj istasyonu tavsiyem, aslında kağıt üzerinde en yüksek kW değerini vadeden istasyon değil. Gittiğinizde gerçekten boş olan, karekodu tek seferde okuyan, hata vermeden şarjı başlatan ve bataryanız önceden ısınmış olduğu için o gücü anında araca aktarabilen istasyondur. Sizi yolda bırakmayan istasyon, en iyi istasyondur.
Elektrikli araç dünyasında her şey çok hızlı değişiyor. Yeni ağlar kuruluyor, yazılımlar güncelleniyor. Ancak mekaniğin ve batarya kimyasının temel kuralları değişmiyor. Valiz metaforunu aklınızdan çıkarmayın, rotanızı arabanın navigasyonuna emanet edin ve gereksiz yere %100 dolum bekleyip tatil yolculuğunuzu kendinize zehir etmeyin. Direksiyonun başındaki o sessiz ve pürüzsüz sürüşün tadını çıkarın. Gerisi sadece ufak tefek birkaç ekrana dokunma işleminden ibaret. Yola çıkın. Halledersiniz.
İşin aslı, elektrikli araç kullanmak doğru planlamayla pürüzsüz bir deneyim. Ama o planlamayı yapmazsanız, bayram trafiğinde bir şarj istasyonunun önünde sıranın size gelmesi için saatlerinizi harcarsınız. Zaman hepimiz için paradan daha değerli. Ailenizle yola çıktığınızda, arka koltuktaki çocukların sorularıyla boğuşmamak için o doğru istasyonu seçmek zorundasınız.
İlk uzun yol deneyimimde acemiliğin dibine vurdum. Arabayı öylesine bir dinlenme tesisine çektim. Gittim. Taktım. Çalışmadı.
Cihazın üzerindeki karekodu okutmaya çalıştım, uygulama çöktü. Sonra başka bir istasyon buldum derken 50 kW'lık bir cihaza mahkum oldum. Yarım saatte dolmasını beklerken ekranda gördüğüm o yavaşlık şok ediciydi. Sonra anladım ki navigasyondan istasyonu seçmezsem araç kendini hızlı şarja hazırlamıyormuş. Şarj istasyonunda 40 dakika fazladan bekleyenlerin yaptığı en büyük hata da tam olarak bu aslında.
Model Y İçin Otobandaki En Güvenilir Şarj Ağları
Katalog verilerine bakarsanız her şey mükemmel. Model Y, 250 kW şarj hızını desteklese de Türkiye'deki çoğu istasyon 120 kW ile sınırlı. Yani o süslü reklamlardaki 15 dakikalık şarj süreleri, bağlamından kopuk birer pazarlama efsanesi.
Bizim derdimiz prizin rengi veya kablonun kalınlığı değil. Cihazın karekodunu okuttuğumuzda hata verip vermediği umrumuzda. Kafanızdaki o meşhur Tesla Model Y en hızlı şarj istasyonu tavsiyeniz nedir sorusunun cevabı, yola ve duruma göre değişiyor. Ama temelde çok basit bir formülü var.
Model Y için en sevdiğim üçlü şöyle: Uzun yolda tartışmasız Tesla Supercharger'ı arıyorum, eğer rotamda yoksa Eşarj'ın 120kW ve üzeri cihazlarına yöneliyorum, şehir içinde ise AVM otoparklarındaki ZES'ler işimi fazlasıyla çözüyor. Ha bir de Bolu Dağı'ndaki Trugo istasyonları var ki, o soğukta bile canavar gibi çalışıyorlar.
Tesla Supercharger ağının en güzel yanı tak-çalıştır (plug and charge) olması. İndim, kabloyu aldım, araca taktım. Ne uygulama açma derdi var ne de kredi kartı bakiyesi düşünme stresi. Susurluk'taki Supercharger noktası İzmir yolculuklarının adeta kurtarıcısı. Fakat pazar akşamüstü dönüşlerinde inanılmaz bir yoğunluk oluyor. O yüzden alternatifleri bilmek hayat kurtarır.
Alternatifler Hayat Kurtarır: Yüksek Hızlı DC Ağları
Supercharger doluysa veya rotanızın tersinde kalıyorsa, diğer güçlü ağlara yönelmek zorundasınız. Otobanda AC şarj cihazları arabanızı sabaha kadar ancak doldururken, yol üstünde bulmanız gereken DC hızlı şarj istasyonları kahvenizi bitirmeden yola çıkmanızı sağlar.
Bana sorarsanız, Trugo ve Eşarj otobandaki en sağlam alternatifler. Özellikle 180 kW ve üzeri etiket gördüğüm Trugo istasyonlarına gözü kapalı giriyorum. Model Y'nin Avrupa ve Türkiye standartlarında sunduğu CCS tip 2 soket sayesinde herhangi bir adaptör arama derdiniz de yok. Doğrudan fişi takıp şarjı başlatıyorsunuz.
Uygulamaların yorum kısımları sizin en iyi istihbarat kaynağınız. İstasyon seçerken uygulamanın haritasında yeşil (boş) görünen bir cihazın yanına gidip ekranının kırık olduğunu görmek istemiyorsanız, yola çıkmadan önce o istasyona yapılan son yorumlara bir göz atın. Çalışmayan cihaza kötü deriz. Dürüstlük her şeydir.
Tesla'nın Şarj Hızını Etkileyen O Küçük Detay
Gelelim en can sıkıcı kısma. Diyelim ki 300 kW gücünde, muazzam bir istasyon buldunuz. Arabayı çektiniz ve fişi taktınız. Ekranda 80 kW hız görüyorsunuz. Neden? Çünkü batarya kondisyonu buna hazır değil.
Tesla'nın şarja gitmeden önce bataryayı ısıtıp şarja hazırlaması gerekiyor. Siz arabanın kendi Tesla navigasyonu üzerinden o şarj istasyonunu hedef olarak seçmezseniz, araç şarja gittiğinizi bilmez. Bilmediği için de bataryayı optimum ısıya getirmez.
Soğuk bir bataryaya yüksek akım basılamaz. Arabanız kendini korumaya alır ve şarj hızını bilerek düşük tutar. O yüzden, gideceğiniz istasyon Supercharger olmasa bile, navigasyondan orayı şarj noktası olarak işaretleyin. Ekranda "Şarj için batarya ön ısıtması yapılıyor" yazısını gördüğünüzde, istasyona vardığınızda o yüksek hızları gerçekten alacağınızı bilirsiniz. Aslında o kadar da zor değil bu iş.
Yüzde 80 Kuralı: Şarj Beklerken Yapılan En Büyük Hata
İşte diğer sitelerde bulamayacağınız o altın kural. Şarj hızı sabit değildir, batarya doldukça yavaşlar. Bataryanız yüzde 10'dan yüzde 50'ye çıkarken o muazzam 250 kW veya 180 kW hızları görürsünüz. Ama yüzde 80'e ulaştığında Model Y şarj hızını bilerek düşürür.
Batarya şarjını, tıka basa dolu bir valizi kapatmaya çalışmak gibi düşünün. İlk yüzde 80'i çok hızlı doldurursunuz ama son yüzde 20'yi sığdırmak için üstüne oturup fermuarı zorlamanız gerekir. İşte bataryanın son yüzde 20'de yavaşlamasının sebebi tam olarak budur.
Yüzde 100'ü beklemek yerine yüzde 80'de fişi çekip yola devam etmek sana 30 dakika kazandırır. Uzun yolda menzil tahmini yaparken her zaman istasyonlar arası sıçramaları %20 ile %80 aralığında tutmaya çalışın. Bu aralıkta şarj olmak, %20'den %80'e ortalama 25-30 dakika sürer. Kalan o son yüzde 20'lik dilim için bir o kadar daha beklersiniz. Vaktinize yazık. Çekin fişi gidin.
Peki Ya Şarj Kablosu Kilitlenirse Ne Yapacaksınız?
Yolculuk her zaman kusursuz geçmiyor. Bazen fişi çekip gitmek istersiniz ama araba kabloyu bırakmaz. DC hızlı şarj cihazlarındaki o kalın kablolar bazen sokette kilitli kalabiliyor.
Paniklemeyin. Arabanın ekranından kilidi açmayı denediniz, olmadı. Telefon uygulamasından denediniz, o da işe yaramadı. Bagajın sol iç kısmındaki o küçük manuel serbest bırakma ipini hafifçe çekmek hayat kurtarır. İnanın bana, yağmurun altında o kabloyla boğuşurken bunu bilmek isteyeceksiniz. Kendi aracımda bu yöntemi uyguladığımda hem cihazın hem de soketin zarar görmeden güvenle ayrıldığını tecrübe ettim.
Uygulamaların çökmesi de ayrı bir dert. Dağ başında, internetin zor çektiği bir noktada şarj uygulamasını indirip kredi kartı tanımlamaya çalışmak tam bir kabus. Yola çıkmadan bir gece önce, evinizin o rahat kanepesinde otururken Trugo, ZES ve Eşarj uygulamalarını indirin. Kartlarınızı tanımlayın. Hatta ufak bir bakiye yükleyin. İstasyona vardığınızda tek yapmanız gereken karekodu okutmak olsun.
Doğru İstasyonu Seçmek Neden Bu Kadar Kritik?
Zaman en değerli kaynaktır. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Ankara'dan İstanbul'a dönerken sırf "Burada da şarj ederim" diyerek girdiğim bir tesiste çalışmayan iki cihaz yüzünden tüm yolculuk planım altüst olmuştu.
Eğer navigasyondaki menzil tahmini sizi %5 batarya ile bir sonraki istasyona ulaştırıyorsa ve o istasyonda sadece iki adet şarj ünitesi varsa, bu büyük bir risktir. O ünitelerden biri bozuk, diğeri de dolu olabilir. Kendinize her zaman bir güvenlik payı bırakın. %15-20 bandında bir istasyona girmek, olası bir aksilikte size bir sonraki istasyona kadar yetecek enerjiyi sağlar.
Bu aracı kullanmanın psikolojisi, benzinli bir araca benzemez. Benzinlikte pompa bozuksa yanındakine geçersiniz. Şarj istasyonunda cihaz bozuksa veya içten yanmalı bir araç gelip şarj alanını işgal etmişse, seçenekleriniz sınırlıdır. O yüzden otobandaki güçlü ve çok üniteli şarj ağlarına odaklanın.
Peki Uzun Yolculuklar
Kafamdaki o mükemmel rotayı oluştururken, aracın menzilini zorlamaktan ziyade kendi yorgunluğumu baz alıyorum. 2.5 - 3 saatlik bir sürüşün ardından zaten bir kahve molasına ihtiyaç duyuyorsunuz.
Siz lavaboya gidip, kahvenizi alıp dönene kadar o %20'den %80'e ortalama 25-30 dakika kuralı zaten işlemiş oluyor. Arabanın yanına geldiğinizde batarya %80'i geçmiş, araç sizi bekliyor oluyor. Şarj anksiyetesi dediğimiz şey, sistemi tanımamaktan kaynaklanan bir korku. Sistemi, yani aracın batarya yönetimini ve istasyonların gerçek kapasitelerini anladığınızda, elektrikli araçla uzun yol yapmak benzinli araçtan çok daha keyifli ve konforlu bir hale geliyor.
Supercharger'ın konforunu bir kez tattıktan sonra diğer istasyonlar hep biraz zahmetli gelir. Ama gerçekçi olalım. Türkiye'nin her köşesinde henüz Supercharger yok. Bu yüzden o uygulamalar telefonunuzda duracak. Bu yüzden ön ısıtma yapmayı refleks haline getireceksiniz.
Tesla Model Y en hızlı şarj istasyonu tavsiyem, aslında kağıt üzerinde en yüksek kW değerini vadeden istasyon değil. Gittiğinizde gerçekten boş olan, karekodu tek seferde okuyan, hata vermeden şarjı başlatan ve bataryanız önceden ısınmış olduğu için o gücü anında araca aktarabilen istasyondur. Sizi yolda bırakmayan istasyon, en iyi istasyondur.
Elektrikli araç dünyasında her şey çok hızlı değişiyor. Yeni ağlar kuruluyor, yazılımlar güncelleniyor. Ancak mekaniğin ve batarya kimyasının temel kuralları değişmiyor. Valiz metaforunu aklınızdan çıkarmayın, rotanızı arabanın navigasyonuna emanet edin ve gereksiz yere %100 dolum bekleyip tatil yolculuğunuzu kendinize zehir etmeyin. Direksiyonun başındaki o sessiz ve pürüzsüz sürüşün tadını çıkarın. Gerisi sadece ufak tefek birkaç ekrana dokunma işleminden ibaret. Yola çıkın. Halledersiniz.